Kategori: İlişki ve Çiftler

Kadınların ve Erkeklerin Aldatma Psikolojisi

Kadınların ve erkeklerin aldatma psikolojisi, başa gelen, yakınlarımızın yaşadığı veya sinema, dizi ve sanat eserlerinden zihinlerimizi hayatımızın en az bir döneminde meşgul etmiştir. Bu yazıda, kadınların ve erkeklerin aldatma psikolojisi üzerine sizlerin farklı boyutlarıyla bu konuyu gerçekçi düzlemde algılama ve kararlar almanızı kolaylaştırmak istedim. Bu yazıyı okuduktan sonra, ilişkilerinizle ilgili kesin yargıya varmadan çok güvendiğiniz bir yakınınızın da bu yazıyı okuyup birlikte objektif gözle değerlendirme yapmanızı, paylaşacağınız güvendiğiniz bir yakınınız yoksa mutlaka ilişki ile ilgili bir karar öncesi ilişki terapisi üzerine psikolojik destek almanızı şimdiden öneririm. Hazırsanız kafanızı meşgul eden kadınların ve erkeklerin aldatma psikolojisi konusuna sizinle birlikte bir bakalım.

Aldatma Psikolojisi

Aldatma psikolojisini ele alırken konuyu doğru algılamak için aldatma nedir tanımlamak doğru olur. Aldatmak, eşlerden/çiftlerden birinin, ilişkide ifade edilmiş veya konuşulmamış beklentileri ihlal ederek başkası/başkalarıyla fiziksel boşalım yaşanan cinsel yaşama kendini kaptırmasıdır. Buna fiziksel aldatma diyebiliriz. Ancak, cinsel boşalım olmadan da eşlerden birisi güven duygusunu ihlal ederek evlilik dışı bir ilişkide, fiziksel aldatma olmadan o diğer kişiyle fazla samimi bir şekilde zaman geçirme, duygu ve düşünce paylaşımı içeren davranışlarda bulunuyorsa bu da aldatmadır. Buna da, duygu -düşünce düzeyinde aldatma diyelim.

Kadınlar ve erkekler neden aldatır?

Eşini Aldatma Psikolojisi

Fiziksel veya duygu-düşünce düzeylerinde kadınların ve erkeklerin aldatma psikolojisine bakıldığında altında aynı dinamik bulunmaktadır.  İkisi de aldatmadır. Aldatmak, çiftlerin ilişki içinde olması gereken bazı konuları çözmemiş, çözememiş olmalarından kaynaklı bir sonuçtur.  Çift terapisi çalışmalarında ilişki açısından ilişki terapisti olarak “Neler olduğunda kadın ve erkeklerin aldatma psikolojisi oluşmuyor?” sorusuna aşağıdaki cevapları veriyorum:

  • Birlikte yaşama, yanyana durabilme becerisi olduğunda,
  • Hayat sorumluluklarını beraber taşınabildiğinde,
  • Birbirine fiziksel ve ruhsal zevk verilebildiğinde,
  • Değerli hissettirme karşılıklı yapılabildiğinde,
  • İlişkide çiftler “yeterince” ortak iletişim dili oluşturduğunda,
  • Asgari düzeyde ortak değerler oluşturabilme ve bu değerleri ihtiyaç halinde güncelleyebildiklerinde,
  • Birbirine “yeterince” güvende hissettirebildiklerinde çiftlerin ilişkilerinde aldatma psikolojisi genellikle oluşmuyor.

Kadınların ve Erkeklerin Aldatma Psikolojisi ve Aldatmanın Nedenleri

“Neden kadınlar aldatır?” , “Aldatan erkekler niye aldatır?”, “Eşim beni aldatıyor mu?  ve “Aldatan kadın ve aldatan erkek nasıl davranır? ” gibi sorular çok yakın arkadaşlarımıza, Güzin Abla,”Google” Amca ya da fikirlerine değer verdiğimiz bir yakınımıza, psikolog ve aile danışmanı olan ilişki terapistlerine en çok sorulan sorulardandır. Aile, ilişki terapisi veya çift terapisi alanında yapılan çalışmalarda da bu sorulara sorunu psikolojik açıdan aşmak için cevap aranmaktadır. Kadınların ve erkeklerin aldatma psikolojisi konusu içine girdiğinizde aldatmanın genel sebepleri konusunda “taşı ” kaldırdığınız anda aşağıdaki “solucanlar” ortaya çıkmaktadır:

  • Evlilik ve ilişkide birbirine güven verilememesi veya güvenmemek ve bunun sonrasında çeşitli yollarla hafiyelik çalışmalarının gardiyanlığa dönüşmesi (neredeydin, telefonun niye meşguldü, akşam gelen mesaj kimdendi vb soruların artması) ve bunun sonucunda yeni bir ilişkide değerli ve bağımsızlık hissetme ihtiyacı,
  • Çiftler, ilişkisinde değerli oldukları duygusunu hissedememesi,
  • İlişki sorunları nedeniyle kavga ve stres sonrası gerginliği atabilmek için diğer birinin arayışı,
  • İlişkide bir tarafın arzu ve ihtiyaçlarının ifade edilememesi ve ifade edildiğinde karşılanmaması,
  • Bağlanma sorunları olması ; örneğin çabuk sıkılmak, bir kişiye sağlıklı bağlılık geliştiremeyen psikolojik özellikler taşımak gibi…
  • Sosyal ilişkilerinde sınır çizememek veya hayır denilenememesi,
  • İlişkiyi bitirmek için bir tarafın ilişkiyi bozarak kötü giden bir ilişkiden ayrılabilmek için bir çıkış araması yani ilişkiyi bitirebilme ve ayrılma becerisi sergileyememek,
  • Sekse aşırı düşkünlük, bir partnerle yetinememek, gizli saklı işlerden heyecan duymak gibi özellikler taşınması,
  • “Erkek adam yapar.”, “Erkekler aldatır.” gibi görüşlerin ve ailede aldatan örneklerin varolması,
  • Uzun süren depresyon, kaygı ve acıdan kurtulmak için fiziksel ve duygusal ilişki arayışı,
  • Eşlerden birinin kadın-erkek rolü ile ebeveynlik rolü arasında denge sağlayamaması,

gibi sebepler aldatmanın zemininde bulunur.

Aldatan Erkek Psikolojisi

Aldatan erkek ve kadın için, genel olarak ağacın kendisi değil de gölgeye odaklanmak gereklidir. Bazen dışarıdan çok ideal ve normal bir ilişkide çiftlerin bazılarının, ruhsal bağlanma ile derinlikli sevgi bağı kurmamış ve halihazırda kopmuş durumda oldukları görülmektedir. Hem kadın hem de erkek için, aynı yatakta yatamamak, gözlerine baktığında gözünün içinin gülmemesi (yas durumları ve hastalık haricinde), iki çift laf etmekten keyif alamamak, sizinle yaptığı bir faaliyette orada olamamak, ilişkide kavga ve çatışmadan kaçınmak gibi ilişki kalitesinde ve canlılığında sorunların varlığı aldatma konusunu düşündürmelidir. Eylem olmasa bile ilişkinizde çiftlerden birinin aldatma ihtimali artar.

Aldatan Erkek Nasıl Anlaşılır?

“Aldatan erkek nasıl anlaşılır?” sorusunun cevabı temel olarak yukarıdaki iki başlıkta ele alınan iki konu olan “Kadınların ve Erkeklerin Aldatma Psikolojisi ve Aldatmanın Nedenleri” ve “Aldatan Erkek Psikolojisi” başlıkları altında ele alınan boyutlarda görünen mutlu çift fotoğrafına değil de fotoğrafın gölgesine odaklanarak tespit edilebilir. Aslında, aldatma değil de ilişkinizin enerji düzeyinin düşüklüğü veya uygun kişinin zaten hiç hayatınızda olmamış olduğunu gösterir. Aldatmadan daha çok ilişkinizin karşılıklılığı ve aldatmaya zemin hazırladığı bulunabilir.

Aldatan Erkek Karısına Nasıl Davranır?

Bazı insanlar gizleme ve belli etmemek üzerine oldukça beceriklilerdir.  Kurnazlıkla gizlemeyi oldukça iyi başarırlar. Ancak ilişki zaten derinlikli ve karşılıklı ise bir kişinin bu düzeydeki problemi ilişkide fark edilip müdahale edilebilir. Çiftlerden biri buna zamanında müdahale etmemiş ise ruhsal görme kusurundan bahsedilebilir. Önleyici tedbirler almış olmak yerine yüzeysel konularla ilişki uzun süre geçiştirilmiştir. Tatsız veya sağlıksız bir yemek yiyip öğün geçiştirmek gibi öğün atlanmamıştır ama yemek lezzet içermez. Ben size hafiyelik yerine ilişkinin kalitesi, enerjisi ve çekim kuvvetine odaklanın diye tavsiye ediyorum.  Aldatılmış ve mağdur rolü yerine etkin olun diyorum.  Suçlu aramak ve enerjinizi lüzümsuz harcamak yerine ilişkinizi konuşup canlandırabilmek için yol ve yöntem arayın! Evlilik terapisi, aile terapisi, aile danışmanlığı, çift terapisi ve ilişki terapisi olarak da geçen ilişki desteğinin bireysel ve çift olarak alınması mümkündür.

Aldatma ve aldatılma engellenebilir mi?

Aldatma Psikolojisi ve Tedavisi

Aldatma sonrasında, genellikle çiftlerden biri ya da her ikisi de bu konuda hem bireysel hem de çift olarak psikolojik destek alabilmek için başvuruda bulunurlar. Çiftler, hayatlarında birbirlerini taşıyıp bu sorunu çözmek için ilişki terapisi ( çift terapisi, aile danışmanlığı, aile terapisi  ve evlilik terapisi olarak da geçer) hizmetine başvurduklarında ilişki psikoterapisinde aşağıdaki uzun vadeli hedeflerle aldatma konusunu çözmek için çalışmalar yapılmaktadır:

  • Çift, üçüncü kişilerle sosyal hayatın işleyişine uygun şekilde duygusal, sosyal ve cinsel sınırlar üzerinde uzlaşır; uygun olan ve uygun olmayan davranışlar belirlenmesi,
  • Aldatılıp yara alan eş, affetme niyetine girme ve tekrar güvene dayalı bir ilişki kurma isteğini açıkça gösterebilmesi,
  • Çiftler, birbirinin duygusal, sosyal ve fiziksel ihtiyaçlarını algılayabilir ve “yeterince” karşılayabilmesi,
  • Temiz sayfa açıp yeni bir ilişkiye başlamış gibi özenle sorumluluk alıp, doyurucu paylaşımlarda bulunabilmesi,
  • Ortak değerleri belirleyerek ilişkinin iki taraflı anlaşma ile yeniden şekillenmesi,
  • Önce bağlılığın oluşturulması için çaba harcanır ancak güven oluşamıyorsa çift terapisinde ayrılma ve ilişkiyi sonlandırma çalışması yapılır. Çift ve evlilik terapisi hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın!

Aldatıldım Ne Yapabilirim?

Suçlu aramak ve enerjinizi lüzümsuz harcamak yerine ilişkinizi konuşup canlandırabilmek için yol ve yöntem arayın! Evlilik terapisi, aile terapisi, aile danışmanlığı, çift terapisi ve ilişki terapisi olarak da geçen ilişki desteğinin bireysel ve çift olarak alınması mümkündür.  Aldatma ve aldatılma konusu herbirimiz için psikolojik olarak hassas bir konudur.  Bu konuda, kendinize ve ilişkinize zarar vermeden kafanızı toparlamanız için bu yazıyla fikir vermek istedim. Bir psikolog olarak 18 yıldır hizmet verdiğim alandaki gözlem ve deneyimlerimin bir kısmını buradan aktardım. Bu yazıyı okuyan okuyucularıma bu konudaki sorunlarını çözmüş ve hakettikleri doyurucu ve “yeterince” güvende oldukları bir ilişki diliyorum.

Deniz Doğruöz

İstanbul, Ataşehir  Çift Terapisti

4.1.2018

Ayrılık ve Boşanma Sürecinde Çiftlerin Psikolojisi

Ayrılık ve boşanma sürecinde çiftlerin psikolojisi, çift ve evlilik terapisinin ana konularından biridir. Evliliğin öncesine flört dönemine dönüp baktığımızda geçmişte ‘gelecek hayalimizin’ en özel kişisi şu anda artık hayatımızdan çıkartmak, geleceğimizi ondan kurtarmak istediğimiz kişiye dönüşüyor.  Sevgi üretmesi beklenen ilişki artık bitmesi beklenen uzun yolculuğa dönüşmüş durumda. ‘Artık yol bitsin bir an önce varalım son noktaya!’ duygusu aklımızda hep.

Ayrılık ve Boşanma Sürecinde Çiftlerin Psikolojisi

Ayrılık ve boşanma psikolojisi gündemimizde olduğunda,

  • Çocukların velayeti, mal paylaşımı, hediyelerin iadesi, terk etme şekli düşünülmeye başlanır,
  • İlişki ve evliliği bitirme düşüncesi sabah uyandığımız andan itibaren akla gelir,
  • Evden uzakta zaman harcama artar ve belki uzakta olacağımız fırsatlar aramaya başlarız,
  • Çocuklarla ilişkilerde sevgi ve öfke konusunda kafa karışıklıkları başlar,
  • Ayrılık, boşanma kararı alınmış olsa bile acı, öfke ve korkunun aynı anda yaşanması,
  • Evlilik ve ilişkinin bitişi konusunda ruhsal çatışma yaşanması ve bunun iş ve diğer hayat alanlarına olumsuz yansıması,
  • Hayat enerjisinin azalması, isteksizlik yaşamak ve kendini sosyal yaşamdan soyutlayabiliriz.

Tabii ki, bunlar yaşanırken ilişkide eş ve çift diğerini sadece öfke üreten olumsuz anılarla hatırlama eğitiminde olur.

Ayrılma ve Boşanma Psikolojisi Yönetimi için Neler yapılabilir?

Ayrılık ve Boşanma Sürecinde Çiftlerin Psikolojisi

Çift terapisinde psikolog olarak en çok çalıştığım konu başlığı, ayrılık ve boşanmanın yeniden gözden geçirilip psikolojik açıdan sağlıklı karar alınmasının sağlanmasıdır.

Ayrılık ve boşanma konusunda çiftlerin ağır sözleri, son sözleri söylemeden sağlıklı düşünmesi çok daha iyi olur. Bunu nasıl yapabiliriz?

Boşanma sürecinde kadın ve erkek psikolojisinin sağlıklı yönetilmesi için ilişki ve çift terapisi size yardımcı olabilir! Otobandan önce son çıkış…  Ancak, terapiye gelmeden de çiftlerin alabileceği bazı önlemler de vardır. Çift terapisi ile ilgili bilgi vermeden buna bir değinelim!

  • İlişkinizin ilk günlerinde yaşanan duyguları hatırlayın!
  • Olumlu anılarınızı gözünüzde canlandırın ve bu anıları eşiniz veya sevgilinize hatırlatın!
  • Çocuğunuz varsa kavgaları onların önünde yapmamaya özen gösterin! Uygun tartışma ve iletişim alanları yaratıp birbirinizi dinleyin!
  • Gündelik yaşantılarınızdaki ihtiyaçları ilişki bozukken cezalandırma konusuna dönüştürmeyin! Boşanma psikolojisinde erkek zaman zaman günlük ihtiyaçları keserek bunu kullanarak bindiği dalı keser.
  • İlişki illa bitecekse, ilişkinin güzel başladığı gibi güzel bitmesi için de özen gösterin! Eş ve sevgiliyi şeytanlaştırmayın! İlişki bitmeye yaklaştığında yani boşanma psikolojisinde kadın ve erkek zaman çoğu zaman bu hataya düşer.
  • Küsme ‘yok saymadır’ intikam duygusu oluşturur bundan uzak durun!

Yukarıdakileri yaptığınızda olumsuz davranış ve tutumlar durduğunda kriz biraz yatışmış olur. Büyük bir ihtimal, ilişkide çift ayrılık ve boşanma durumundan normal duruma geçerler.  Ancak, yukarıdaki liste de ayrılık ve boşanma konusunu gündemden uzak tutmayı başaramamışsa mutlaka ilişki ve çift terapisi başvurmanız gereken bir yöntemdir.

Çift Terapisi,  Ayrılık ve Boşanma Psikolojisi Yönetimi Konusunda işe Yarar mı?

Ayrılık ve Boşanma Sürecinde Çift Terapisi

Çift terapisinde ayrılık ve boşanma konusunda aşağıdaki konularda başarılı çalışma yapılabilir.

  • Çocukların geleceğine odaklanarak işbirliği oluşturulması,
  • Çift ilişikilerinin artı ve eksilerinin “hakem” eşliğinde gözden geçirilmesi,
  • Öfkeli ilişki davranışlarının azaltılması için öfke yönetimi, eleştiri ve takdir konusunda çalışma yapılması,
  • Çatışma yönetiminde, kazan-kazan veya kaybedenin olmadığı ilişki biçiminin oluşturulması,
  • Sağlıklı ebeveynlik için doğru davranış ve tutumların kuvvetlendirilmesi, işlenmesi,
  • Ayrılabilmek için iki taraf için adil ve “aklı-selim” (uçuk kaçık olmayan!) yol bulunabilmesi konularında çalışma gerçekleştirilir.

Ilişki terapisinde çiftlerle ayrı ayrı veya bireysel çalışma gerçekleştirilebilmektedir.

Ayrılık ve boşanma, hayatımızda geri döndürülmesi zor izler bırakacağı için doğru karar verebilmek için mutlaka ufak bir “mola”yı gerektirir.

Iyi yolculuklar…

Psikolog Deniz Doğruöz

Çift Terapisti

Istanbul Ataşehir 17 Ağustos 2017

Evlilik Terapisi Nedir?

Evlilik Terapisi, evlilik içi ilişkilerin artık günlük hayatı olumsuz etkilediği bir noktada başvurulan profesyonel bir çalışmadır. Bu yazıda, “Evlilik Terapisi Nedir?” sorusunun cevabını birlikte bulacağız.

Evlilik Terapisi Nedir?

Evlilik Terapisi, daha önce evlilik içinde fark edilen ama çözülmemiş sorunların çiftin sistemli bir çalışma ile aile danışmanı, evlilik terapisti aracılığıyla çözme sürecidir.

İlişkileri üzerinde çalışmaya karar verip yeterli çaba gösterildiği takdirde çiftler evliliklerini yeniden tatminkar hale getirebilir veya ilişkilerinde ayrılma gerekiyorsa doğru karar alıp birbirlerini olumsuz etkilemeden hayatlarını sürdürebilirler.

Evlilik Terapisi

Evlilik; sorumluluklar almak, birbirinin saygınlığına zarar vermeden tartışabilmek, yaşam seyri içindeki problemleri etkin çözebilmek/yönetebilmek, farklılıkları kabul edebilmek ve birbirlerine olan sevgi ve saygıyı koruyabilmek gibi bazı beceriler gerektirir.

Yukarıda bahsettiğim konularda aksama olduğu zaman maalesef günlük hayat işleyişini bozacak kadar psikolojik başka sorunlar da üremeye ve ilişkilere kalıcı zarar veren bir gidişat oluşturmaya başlar. Uyuyamamak, keyifsizlik, iştahsızlık veya aşırı yemek, sevdikleriyle dahi ilişki kuramamak, iş yaşamında üretememek veya bazen denetleyemeyeceğimiz kadar öfke patlamaları hayatımıza dahil olur.  İşte tam da bu sırada, evlilik ilişkisi psikolojik oyuna dönüşerek tarafların daha haklı ve daha güçlü olmaya çalıştıkları bir savaş halini alır.  Stratejiler oluşmaya ve çatışma çözümü için aşağıdaki yöntemler gelişir:

  1. “Ben Kazanacağım, o kaybedecek! Bu yüzden onun her açığı/olumsuz yönünü bulmalı ve saldırmalıyım!” Hücüm ET!
  2. “Ne yaparsam yapayım, onun karşısında kazanma şansım yok! Bu yüzden susup, sorun yokmuş gibi davranacağım!” Hasıraltı ET!
  3. “Başka sorunum da vardı. Ona haksızlık ettim! Ben Hep hatalıyım! Ne hakkım varki, ona bunu yapmaya!” Kendinle kavga ET!
  4. “Ben de o da hatalı ama uygun zamanda konuşup bu konuda çözüm oluşturabiliriz!” Adaletli OL, Çözüm BUL ve Sabr-ET!

Evlilik terapisi, çatışmayı çözmez veya ortadan kaldırmaz!  Eşlerin çatışma konularında 1,2 ve 3 nolu stratejiler yerine 4 nolu stratejiyi kullanmaları konusunda çiftler arasında ilişki kültürünü oluşturur.  Böylece ilişki geleceğinde olması muhtemel diğer çatışma konularında evli çiftlere yardım sağlar.

Evlilik Terapisi

İstanbul Anadolu Yakası Ataşehir’de psikolog olarak çiftlerle yaptığım evlilik terapisi çalışmalarımda özellikle aşağıdaki sorunların üzerinde etkin çalışıldığında eşlere yardımcı olduğunu gözlemlediğimi sizlerle paylaşabilirim.

Evlilikte Sorunlar

– Birbirine zaman ayır(a)mamak, konuş(a)mamak, anlaşıl(a)mamak,

– Çocuklarla ilişkilerde sorumluluk al(a)mamak, ilgisiz kalmak, suçlayıcı olmak,

– Cinsel ilişkilerin azalması, canlılığını yitirmesi, ve birbirine dokun(a)mamak,

– Boşanma konusunda gündem yaratılması, sorunların çözümsüz kalması,

– Gündelik yaşama ait her konunun eski problemleri hatırlatarak suçlamaya dönüşmesi, çatışmanın etkili çözüme kavuşmamaması.

Bu durumlarda, evlilik terapisinde özellikle çiftlerin ihtiyaçlarına, önceliklerine göre

  • İletişimlerini güçlendirme,
  • Çatışma çözümü,
  • Cinsel yaşam,
  • Sorumlulukların düzenlenmesi,
  • Ebeveyn-çocuk ilişkilerinim düzenlenmesi

konularında terapi çalışması düzenleyerek sorunların çözümü için birlikte yol katetmek ve evliliğin mutsuzluk üretmeyecek hale gelmesi mümkün olabiliyor.

 

 

 

 

 

 

Aşk İlişkilerinde Öfke ve Sevgi

İlk aşkınız kimdi? Biraz zorlayıp onu hatırlayın vaktiniz varsa.

Onu hatırladığınızda ne hisler geçiyor içinizden? Vücudunuzun hangi bölgesinde sızı, ağrı ve tanımlayamadığınız durumlar yaşadınız? Hissiz de kalmış olabilirsiniz! Öfke, nefret de olabilir, veya hoş gülümseten duygular da.    O sevgili veya sevgililerinizi lütfen biraz kenara bırakın, çünkü ben ilk aşk demiştim.

İlk aşk, anne-bebek aşkıdır. O ilişki içinde anne bebeğine derin bir sevgi hissederek onun bebeklikten getirdiği sevgi ve öfke karışık enerjisini taşıyarak derin bir dikkat ile bebeğiyle yaşadığı sembiyotik bütünlük içerisinde bu karışık enerjinin ayrıştırmasına yardımcı olur.

Yukarıdaki görsel şemanın bebeğin büyüme sürecinde anne ile bebek arasındaki aşk ilişkisi yani, dikkat, ilgi, sevgi, bağlılık, enerji – veya adına siz ne derseniz deyin- ile bebekte olan karışık enerjiyi ayrıştırarak şema 2 deki gibi ayrıştırır. Ancak, neredeyse yeryüzündeki çoğu insanda bu öfke ve sevgi tam ayrışmamıştır. Bu enerji günlük hayat içerisinde uyur halde durur, ya da sevdiklerimize ara ara kayan halde kendini gösterir. Taa ki, derin bir aşk ilişkisi hayatımıza girdiğinde, yani o kişiye derin bağlandığımızda ilk aşk ilişkimiz olan anne-bebek ilişkisinin dinamikleri yeniden harekete geçer. Anneden ayrışabilmeyi ve çocuğun bireysel kimliğini kazanabilmesine imkan sağlayan öfke enerjisi yetişkinlikte yaşadığımız aşk ilişkilerinde kendini yeniden gösterir.

Psikolog olarak İstanbul Ataşehir’de evlilik, ilişki, çift terapisi ve bireysel yetişkin terapisi üzerine yaptığım çalışmalarda, evlilik öncesi sevgili ve nişanlılık döneminde çiftlerin sevgilerini yaşarlarken birdenbire kendilerini ve diğerini öfkeli bir halde bambaşka bir insana dönüştüklerini ve bundan rahatsızlık yaşadıklarını ifade edip terapiye psikolojik desteğe başvurduklarını gözlemliyorum.

Evlilik öncesi çift terapisi, aşk ilişkisini evlilik gibi önemli sorumlulukların arttığı bir yaşama geçmeden önce kendindeki öfkeyi ve sevgiyi, diğerinin öfke ve sevgisini yakından tanımayı ve hem güçlü yanlarını pekiştirmeyi hem de zorlukları önceden görebilmeyi sağlamaktadır.

Evlilik öncesi çift terapisi, ileride problem olabilecek potansiyel konu başlıklarını, henüz kronikleşmeden ve ilişki yıpranmadan çözümleyebilmek için oldukça işlevseldir. Ayrılmanın gerekli olduğu hallerde, öfkenin iki tarafa ağır hasarlar verebileceğinin gözlemlendiği durumlarda çiftlerin birbirlerine ve kendilerine olan saygılarını koruyarak ayrılabilmelerine ilişki terapisi destek olmaktadır.

Çift terapisine başvurmak için çiftlerin mutlaka evli olması gerekmiyor. Çift terapisi, ilişkilerini düzeltmek ya da geliştirmek isteyen herkes için oldukça faydalı. Ancak özellikle de evliliğe yönelmiş bir ilişkide evlilik öncesi destek almak, önleyici çalışmalar yapmak bakımından önemlidir.

Aile İçi Çatışmalar

Aile oluşumu çoğu zaman sancılı yaşanır çünkü yeni yük ve sorumluluklar eşlerin üzerine bindiğinde sorunlar gündeme gelir.  Eşlerin kendi arasındaki çatışmalar olabildiği gibi, geniş aileyle yaşanan çatışmalar ve bunların çiftin ilişkisine yansıması şeklinde de olabilmektedir. Yorgunluklar, çatışma yaşatan sorunların çözüme kavuşmaması, yeterince tartışılmaması, hasıraltı edilmesi öfkeli enerjinin ilişkilerde iletişimsizlik veya kavgalı gürültülü açığa çıkmasına sebep olmaktadır.

Çatışma yönetimi, çift terapisinin önemli başlıklarından biridir. Çatışmasız bir hayat mümkün olmadığı gibi, çatışmaların yıpratıcı ve yaralayıcı olmalarını engellemek de eşler için önemli bir beceridir.

Gerek çiftin kendi aralarında olsun, gerek geniş aile içerisinde olsun, çatışmaların yarattığı stres ciddi boyutta olabilir. Bu stresi yönetebilmek ve çatışmaları hem önleyebilmek hem de zararlarını azaltabilmek oldukça önemli.

Eşlerin çocuk büyüttükleri de düşünüldüğünde ilişkilerinde öfke enerjisinin yüksek düzeyde ilişkiye hakim olması durdurulması gereken bir süreçtir.

Sevginin hakim olduğu ve öfkenin sevginin hizmetinde kaldığı dikkat, ilgi ve enerjinin bol olduğu ilişkiler yaşamanız dileklerimle…

Psk. Deniz Doğruöz

İstanbul Anadolu yakasında bireysel psikoterapi ve ilişki, aile terapisi kapsamında yürüttüğümüz hizmetler için başvuru ve bilgi için iletişim kurun!

Sınav Kaygısı ile Başa Çıkma, Başarı için Öğrenci ve Ailelere Öneriler

Sınav Kaygısını Nasıl Aşalım? Sınav Kaygısı konusundaki bu yazıyı, önemli sınavların hayatımıza girdiği …

Kadınların ve Erkeklerin Aldatma Psikolojisi

Kadınların ve erkeklerin aldatma psikolojisi, başa gelen, yakınlarımızın yaşadığı veya sinema, dizi ve sanat eserlerinden …

Okula Gitmek Istemeyen Ergen ve Çocuklar

Okula gitmek istemeyen ergen ve çocuklar, hayatınızın gerginlik yaratan yeni konusu olmaya başladıysa bu yazı size …