Teknolojinin gelişmesi hayatımızda pek yeniliği beraberinde getirdi. Artık iletişim kurmak istediğimiz herhangi bir kişi ne kadar uzakta olursa olsun akıllı cihazlarımız sayesinde istediğimiz zaman görüşebiliyoruz. Sosyal medya platformları, dünyanın her yerinden insanlara hayatlarımızdan kesitler paylaşabilmemize olanak tanıyor. Fakat bu iletişim ve erişim özgürlüğü beraberinde bazı problemleri de getiriyor. Bu problemlerin en önemlilerinden biri de gençlerin maruz kaldığı siber zorbalık.

Siber Zorbalık Nedir?

Zorbalık ve zorba insanlar hayatlarımızın pek çok döneminde karşımıza çıkmıştır. Siber zorbalık ise bunun, teknolojik ve dijital platformlar üzerinden yapılmasıdır. Siber zorbalığa uğrayan kişide kaygı ve strese bağlı psikolojik sorunlar kendini gösterebilir. Bu sebeple siber zorbalığı önlemek ve korunmak önemlidir.

Siber zorbalığa uğrayıp uğramadığınızı fark etmek aslında hiç de zor değildir. İstenmeyen ve rahatsız edici mesajlar, tehditler, fotoğraflarınızın veya kişisel bilgilerinizin kullanılması, paylaşımlarınız altına yapılan hakaret veya aşağılama içeren yorumların hepsi siber zorbalıktır. Dışardan masum ve etkisiz görünen bir yorum, kişi için sarsıcı bir etki yapabilir. Özellikle çocukluk ve ergenlik çağındaki gençlerin siber zorbalığa uğradıklarında hissettikleri sizin düşündüğünüzden çok farklı olabilir. Kendilerini bir çıkmaza girmiş bulabilirler.

Siber Zorbalığı Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Siber zorbalığı önlemek aslında akran zorbalığını önlemekle hemen hemen aynı adımları içeriyor. Artı olarak devreye teknolojik ortamlarda bilgilerin korunumu, gizliliğin önemi giriyor.

  • Önemli olan zorba kişilerin yetişmesini engellemek. Çocuğunuzun benlik saygısını ve öz güvenini geliştirmesine çocukluk yıllarından itibaren destek olmalısınız. Hem zorbalık yapan hem de zorbalığa uğrayan kişilerin genellikle düşük benlik saygısına sahip olduğunu görüyoruz. Siber zorbalıkta ise bu durum zorbalığa uğrayan kişinin benlik saygısından biraz daha bağımsız gelişiyor. İşin özü, siber zorbalığı önlemek için sevildiğini ve değerli olduğunu bilen, sınar kavramının farkında olan çocuklar yetiştirmekle başlamalıyız.
  • Okullarda teknoloji okur yazarlığı ve siber zorbalık hakkında bilgilendirici eğitimlerin düzenlenmesi, öğretmenlerin ve okul psikolojik danışmanının bu konuda çocuklara destek olması da oldukça önemlidir ve siber zorbalığın önüne geçebilir.
  • Bunun ardından yapılacak en önemli şeylerden biri özellikle küçük yaştaki çocukların sosyal mecralardaki varlığını ebeveyn olarak gözlem altında tutmak. Çocuğunuzun takipleştiği kişilerden, arkadaşlarından, gönderilerin altına yapılan yorumlardan haberdar olmalısınız.
  • Çocuğunuz, rahatsız olduğu bir durumu sizinle paylaşabilmeli. Ona bu güveni vermelisiniz. Elbette bu güveni oluşturmak bir anda olacak şey değil. Yine küçük yaşlardan itibaren kurduğunuz ilişki bu noktada önem taşıyor.
  • Çocuğunuzun siber zorbalığa uğradığını fark ettiyseniz bu konudaki yaklaşımınızda dikkatli olmalısınız. Kendinizle ilgili bir deneyimden bahsetmeniz onun kendisini yalnız hissetmesini engeller ve bu durumu paylaşmakla ilgili kaygılarını azaltır.
  • Çocuğunuza bunun onun hatası değil, zorbalığı yapan kişinin hatası olduğunu hissettirmelisiniz. Siber zorbalığa uğrayan gençlerde suçluluk duygusu oldukça yoğun karşılaştığımız bir durum. Bu duygunun azalması için ona destek olmalısınız.
  • Siber zorbalığa daha uğramadan yapabileceğiniz bir diğer şey de çocuğunuza çevrimiçi mecralarda güvenliğini sağlamayı sizin öğretmenizdir. Hangi bilgilerini paylaşmaması gerektiğini nedenleriyle birlikte öğrenmiş bir genç bu konuda çok daha dikkatli olacaktır.

Deniz Doğruöz

İstanbul Ataşehir Psikolog

Ergen, Yetişkin, Çift ve Evlilik Psikoterapisti

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.