Ayrılık ve Boşanma Sürecinde Çiftlerin Psikolojisi

Ayrılık ve boşanma sürecinde çiftlerin psikolojisi, çift ve evlilik terapisinin ana konularından biridir. Evliliğin öncesine flört dönemine dönüp baktığımızda geçmişte ‘gelecek hayalimizin’ en özel kişisi şu anda artık hayatımızdan çıkartmak, geleceğimizi ondan kurtarmak istediğimiz kişiye dönüşüyor.  Sevgi üretmesi beklenen ilişki artık bitmesi beklenen uzun yolculuğa dönüşmüş durumda. ‘Artık yol bitsin bir an önce varalım son noktaya!’ duygusu aklımızda hep.

Ayrılık ve boşanma psikolojisi gündemimizde olduğunda,

  • Çocukların velayeti, mal paylaşımı, hediyelerin iadesi, terk etme şekli düşünülmeye başlanır,
  • İlişki ve evliliği bitirme düşüncesi sabah uyandığımız andan itibaren akla gelir,
  • Evden uzakta zaman harcama artar ve belki uzakta olacağımız fırsatlar aramaya başlarız,
  • Çocuklarla ilişkilerde sevgi ve öfke konusunda kafa karışıklıkları başlar,
  • Ayrılık, boşanma kararı alınmış olsa bile acı, öfke ve korkunun aynı anda yaşanması,
  • Evlilik ve ilişkinin bitişi konusunda ruhsal çatışma yaşanması ve bunun iş ve diğer hayat alanlarına olumsuz yansıması,
  • Hayat enerjisinin azalması, isteksizlik yaşamak ve kendini sosyal yaşamdan soyutlayabiliriz.

Tabii ki, bunlar yaşanırken ilişkide eş ve çift diğerini sadece öfke üreten olumsuz anılarla hatırlama eğitiminde olur.

Ayrılma ve Boşanma Psikolojisi Yönetimi için Neler yapılabilir?

Çift terapisinde psikolog olarak en çok çalıştığım konu başlığı, ayrılık ve boşanmanın yeniden gözden geçirilip psikolojik açıdan sağlıklı karar alınmasının sağlanmasıdır.

Ayrılık ve boşanma konusunda çiftlerin ağır sözleri, son sözleri söylemeden sağlıklı düşünmesi çok daha iyi olur. Bunu nasıl yapabiliriz?

Boşanma sürecinde kadın ve erkek psikolojisinin sağlıklı yönetilmesi için ilişki ve çift terapisi size yardımcı olabilir! Otobandan önce son çıkış…  Ancak, terapiye gelmeden de çiftlerin alabileceği bazı önlemler de vardır. Çift terapisi ile ilgili bilgi vermeden buna bir değinelim!

  • İlişkinizin ilk günlerinde yaşanan duyguları hatırlayın!
  • Olumlu anılarınızı gözünüzde canlandırın ve bu anıları eşiniz veya sevgilinize hatırlatın!
  • Çocuğunuz varsa kavgaları onların önünde yapmamaya özen gösterin! Uygun tartışma ve iletişim alanları yaratıp birbirinizi dinleyin!
  • Gündelik yaşantılarınızdaki ihtiyaçları ilişki bozukken cezalandırma konusuna dönüştürmeyin! Boşanma psikolojisinde erkek zaman zaman günlük ihtiyaçları keserek bunu kullanarak bindiği dalı keser.
  • İlişki illa bitecekse, ilişkinin güzel başladığı gibi güzel bitmesi için de özen gösterin! Eş ve sevgiliyi şeytanlaştırmayın! İlişki bitmeye yaklaştığında yani boşanma psikolojisinde kadın ve erkek zaman çoğu zaman bu hataya düşer.
  • Küsme ‘yok saymadır’ intikam duygusu oluşturur bundan uzak durun!

Yukarıdakileri yaptığınızda olumsuz davranış ve tutumlar durduğunda kriz biraz yatışmış olur. Büyük bir ihtimal, ilişkide çift ayrılık ve boşanma durumundan normal duruma geçerler.  Ancak, yukarıdaki liste de ayrılık ve boşanma konusunu gündemden uzak tutmayı başaramamışsa mutlaka ilişki ve çift terapisi başvurmanız gereken bir yöntemdir.

Çift Terapisi,  Ayrılık ve Boşanma Psikolojisi Yönetimi Konusunda işe Yarar mı?

Çift terapisinde ayrılık ve boşanma konusunda aşağıdaki konularda başarılı çalışma yapılabilir.

  • Çocukların geleceğine odaklanarak işbirliği oluşturulması,
  • Çift ilişkilerinin artı ve eksilerinin “hakem” eşliğinde gözden geçirilmesi,
  • Öfkeli ilişki davranışlarının azaltılması için öfke yönetimi, eleştiri ve takdir konusunda çalışma yapılması,
  • Çatışma yönetiminde, kazan-kazan veya kaybedenin olmadığı ilişki biçiminin oluşturulması,
  • Sağlıklı ebeveynlik için doğru davranış ve tutumların kuvvetlendirilmesi, işlenmesi,
  • Ayrılabilmek için iki taraf için adil ve “aklı-selim” (uçuk kaçık olmayan!) yol bulunabilmesi konularında çalışma gerçekleştirilir.

İlişki terapisinde çiftlerle ayrı ayrı veya bireysel çalışma gerçekleştirilebilmektedir.

Ayrılık ve boşanma, hayatımızda geri döndürülmesi zor izler bırakacağı için doğru karar verebilmek için mutlaka ufak bir “mola”yı gerektirir.

İyi yolculuklar…

Psikolog Deniz Doğruöz

Çift Terapisti

İstanbul Ataşehir 17 Ağustos 2017

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir